Security etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Security etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5G Nedir?

8 Eylül 2021 Çarşamba

5G, şimdiye kadar gördüğümüz her şeyden temel olarak farklıdır. 2023 yılına kadar, yeni teknolojinin 25 milyar cihaz bağlantısına ev sahipliği yapması ve 2025 yılına kadar 75 milyara çıkması bekleniyor. Bu, dünya üzerinde kişi başına 9'dan fazla cihaz anlamına geliyor. 5G, videoları daha hızlı görme yeteneğinden daha fazlasını sunar. 4G ile karşılaştırıldığında, daha yüksek iletim hızı, daha düşük gecikme süresi ve artırılmış bant genişliği sunar.

5G teknolojisinin büyük ölçekli uygulanması, endüstriler için büyük fırsatlar sunacaktır. İşletmeler ve aboneler için 5G, heyecan verici yüksek performans ve güvenilir bağlantı sağlayacaktır. Ayrıca, hizmet verimliliğini en üst düzeye çıkarırken önemli yeni gelir getirici fırsatların kilidini açarak mobil operatörlere ve her kritik altyapı sektörüne fayda sağlayacaktır. Ancak, bu yeni teknolojiye yönelik ciddi bir husus var: Veri güvenliği.

Verilerin güvenliğini sağlama sorumluluğunu kim üstlenmelidir? 

Çözümlerden biri “paylaşılan sorumluluk” modelidir. Bu, bulut güvenliği sorumluluğunun operatörler, aboneler ve kuruluş dahil olmak üzere çeşitli taraflar arasında paylaşıldığı yerdir.    

Veri gizliliğinin sağlanması
5G kullanarak, ortalama bir kişi günde 1 Gigabayt veri üretecek ve bu verilerin önemli bir kısmı hassas bilgiler olacaktır. Bu aynı zamanda daha geniş bir cihaz yelpazesi üzerinden iletilecek ve milyarlarca kişinin gerçek zamanlı olarak bilgi toplamasına ve analiz etmesine yol açacaktır. Verilerin hassasiyeti nedeniyle, farklı taraflar arasında nasıl kullanılacağını, ele alınacağını ve paylaşılacağını tanımlamak için küresel bir politikaya ihtiyaç duyulacaktır. Örneğin, verilerin nasıl ele alınması gerektiğini açıklayan Gizlilik Yönetmeliği gibi önerilen mevzuatın, özellikle hareket halindeki veriler etrafında açıklığa kavuşturulması veya geliştirilmesi gerekebilir. Bu, farklı varlıklar ve uygulamalar arasında paylaşılan veriler için artan gizlilik taleplerinin karşılanmasına yardımcı olabilir.

Gelişmiş güvenlik uygulama
4G ile karşılaştırıldığında, 5G temelde farklı ve tasarım açısından daha karmaşıktır. Tüm güvenlik çekirdeği, daha önceki kablosuz teknolojilerden farklıdır, ancak sanallaştırma ve paylaşılan altyapı yönleri benzersizdir. Bununla birlikte, bu yeni gelişmeler onu saldırılara karşı daha savunmasız hale getiriyor ve ilgili her kuruluş, 5G'yi bu kadar çekici kılan daha geniş sorumlulukları yerine getirmek için güvenliği artırmak zorunda kalacak. Sürücüsüz otomobillerin büyük bir merakla beklenen lansmanı buna iyi bir örnek. vehicle-to-vehicle communication (V2V), Araçtan araca iletişim (V2V) aracılığıyla, otonom araçlar, trafik ve hava koşullarından yaya güvenliğine kadar her konuda diğer araçlar arasında bilgi paylaşabilir. Bu veriler daha sonra farklı sistemlerden beslenecek ve araçlar bu sistemlere veri üretecek.

Ancak bu, sürücüsüz araçların da paylaşılan güvenlik modeli içinde büyük bir güvenlik riski oluşturabileceği anlamına geliyor. Saldırganların potansiyel olarak araç hızını artırabilmesi ve bir kazaya neden olabilmesi ile siber saldırıların hedefi haline gelebilirler. Bu nedenle, kullanıcıları düşman siber aktörlerden korumak için 5G paylaşılan sorumluluk modelinin merkezinde sağlam bir güvenlik sistemi olmalıdır.


Share/Bookmark

HSM ve Key’ler Hakkında…

1 Eylül 2021 Çarşamba

Bir önceki yazımda HSM’deki key’lerden bahsetmeye başlamıştık. Yazı arşivime bakarken aşağıdaki yazılarımı da buldum. Bunlara da bakabilirsiniz.

https://ercumentyenikaya.blogspot.com/2017/10/safenet-payment-hsm.html  Yeni nesil kart basım HSM’leri…

https://ercumentyenikaya.blogspot.com/2013/05/hsm-temel-bilgiler.html HSM hakkında temel bilgiler…

https://ercumentyenikaya.blogspot.com/2013/03/kart-sisteminde-kullanlan-guvenlik-key.html Personalizasyon ve PIN Management key’lerden bahsediyor…


Share/Bookmark

Simetrik ve Asimetrik Şifreleme Hakkında…

28 Ağustos 2021 Cumartesi

Ödeme sistemleri dünyasında bilgilerin bir yerden bir yere aktarılması, bilgilerin saklanması ve otorizasyon adımlarının güvenliği açısından key’ler ve kullanımları önemlidir.

Şifreleme, mesajınızı veya verilerinizi yalnızca yetkili kişilerin erişebileceği şekilde gizlemenizi sağlayan bir yöntem veya mekanizmadır. Genel de şifreleme de iki metot kullanılır; Simetrik şifreleme ve Asimetrik şifreleme.

Simetrik Şifreleme: Verilerinizin veya mesajınızın hem şifrelenmesi hem de şifresinin çözülmesi için aynı anahtarı kullanırsınız.  Güvenli bir mesaj gönderirken, birbirinizle değiş tokuş edebileceğiniz mesajları şifrelemek ve deşifre etmek için ikinizin de aynı anahtara sahip olması gerekir.

Amaçlarına göre bazı simetrik key’ler kullanılır: Aşağıdaki key’leri başka bir yazımda fırsat bulabilirsem daha detaylı anlatacağım. Şimdilik sadece key adlarını veriyorum.

Key Management Key’leri (HSM’de Kullanılan Key’ler):

-LMK (Local Master Key)

-ZMK (Zone Master Key)

-TMK (Terminal Master Key)

Otorizasyon ve Issuer Scriptlerde Kullanılan Key’ler:

- MDK-AC: Authentication Cryptogram Key

-MDK-MAC: Message Authentication Code Key

-MDK-ENC: Enchiperment Key

-MDK-IDN: ICC Dynamic Number Key

-MDK-CVC3:Card Verification Code 3 Key

-MDK-dCVV:Diyamic Card Verification Value Key

Personalizasyon ve PIN Management’da Kullanılan Key’ler:

-KEK: Key Encryption Key

-PEK: Pin Encryption Key

-TPK: Terminal Pin Key

-ZPK: Zone Pin Key

Transaction’da Kullanılan Key’ler:

-Auth: Authentication Key

-SMI: Secure Message Integrity Key

-SMC: Secure Message Confidentiality Key

Magstripe’da Kullanılan Key’ler:

-CVV1/CVC1: Card Verification Value/Code 1 Key

-CVV2/CVC2: Card Verification Value/Code 2 Key

-iCVV: ICC Card Verification Value Key

-PVK: Pin Verification Key

Asimetrik Şifreleme: Simetrik şifrelemenin tam tersidir. Çünkü bir anahtar değil, bir çift anahtar kullanır: Private (özel) ve Public (genel) anahtar.

Neden iki anahtara ihtiyacınız var?

Birini Public key adı verilen verilerinizi şifrelemek için, diğerini ise Private key  adı verilen şifreli mesajın şifresini çözmek için kullanırsınız. 

Private key  size aittir ve genel anahtarınızla şifrelenmiş herhangi bir mesajın şifresini çözebilen tek anahtar olduğu için gizli tutulmalıdır. Public key, geneldir bu nedenle, halka açık olması ve internet üzerinden iletilebilmesi nedeniyle ekstra bir güvenlik gerekmez.

Data detaylı bilgi için aşağıdaki sitelere bakabilirsiniz.:

https://cpl.thalesgroup.com/faq/key-secrets-management/what-symmetric-key

https://cpl.thalesgroup.com/faq/key-secrets-management/what-asymmetric-key-or-asymmetric-key-cryptography


Share/Bookmark

Bankacılık Virüsü Terdot, Facebook-Gmail ve Twitter Hesaplarınızı Çalabilir....

26 Kasım 2017 Pazar

İlk kez 2007'de tespit edilen ve "en hızlı yayılan" ünvanını elinde tutan Zeus isimli bankacılık trojanının yeni bir versiyonu keşfedildi. Ancak bu versiyon sadece banka hesaplarını değil, daha fazlasını çalıyor. Bankacılık virüsü Terdot gibi davranan trojan 2016 ortalarından beri ortalarda dolaşıyor ve "ortadaki adam (MitM)" tekniği ile girilen web sayfaları ve şifreleri dahil her türlü bilgiyi çalıyor.

Aşağıda örnek çalışma hiyerarşisi bulunuyor.

Trojanın çoğunlukla SunDown Exploit Kit ile sızılmış web siteleri aracılığıyla dağıtılıyor içinde sahte PDF ikonu bulunan bir mail ile de bulaşabiliyor.

Bu ikonu tıkladığınızda, bir Javascript kod yüklüyor ve çalıştırıyor. Bunun tespitini engellemek için de bir dizi karmaşık işlem yapıyor. Terdot'un yeni çeşidini parça parça yüklüyor.

Diğer ilginç bir başka konuda; kendi sertifika otoritesini oluşturuyor ve kurbanın ziyaret ettiği her bir domain için sertifika üretiyor. Böylece de TLS ((Transport Layer Security) engellemesini geçiyor.

Virüs bulaştıktan sonra, Trojan kendisini tarayıcı işlemleri içine enjekte ediyor ve bu yolla bilgisayarı kendi web proxy'sine yönlendiriyor. Böylece trafiği okumaya başlıyor. Bilgisayardan giden talepleri incelerken, geri dönen cevapları okumak için Javascript olan bir casus kodu yerleştiriyor. Dolayısıyla kimlik bilgilerini çalıyor.

Bu işlemleri tamamladıktan sonra, mesela bankaya ya da sosyal medya hesabına gönderilen veriler trojan tarafından durdurulabiliyor ve gerçek zamanlı olarak değiştirilebiliyor. Bu yolla diğer sosyalmedya hesaplarına sahte linklerin de gönderilebildiği yani kendini yayabiliyor.

Daha fazla bilgi için:

https://www.2-spyware.com/remove-terdot-virus.html


Share/Bookmark

Safenet Payment HSM

10 Ekim 2017 Salı

Gemalto ile Safenet birleştikten sonra, HSM’ler de yeni ürünler piyasaya sunuldu. Luna EFT 1x’den sonra gözle görülür değişiklikler var. Özelikle Luna EFT 2 veya yeni lansman adıyla Safenet Payment HSM’de yeni özellikler getirilmiş.

Kredi kartı sisteminde çok önemli bir yeri olan ve güvenli key üretmenin ana unsuru olan bu HSM cihazları ne işe yarar?

1. Otorizasyon veya kart basımda kullanılabilirler.

2. Saldıraları tespit edebilirler.

3. HSM’ler kendi üzerlerinde key tutmazlar. Ya da  ürettikleri herhangi bir veriyi de tutmazlar, CVV gibi… HSM yanlızca kendi LMK’sını bilir.

4. İstenildiği zaman key üretirler. Ürettikleri key’i de yine üzerinde tutmazlar.

5. Kendi ürettikleri key ile şifrelenmiş bir veriyi doğrulayabilirler.

6. HSM’ler key’i dış dünyaya kendi LMK’ları altında verirler.

7. Thales key üretirken, amaç sorgulaması yapar. Yani ürettilen key’i belli bir amaç için üretir. Mesela CVV key’i, AC , MAC yada ENC key’ini özel olarak üretir.

8. Gemalto (Safenet) key üretiminde bu amacı sorgulamaz. Gemalto ’ya ürettirdiğiniz key’e siz bir anlam yüklersiniz. Üretilen key için bir ID verir ve bu ID ile bu key kullanılmaya başlanır.

9. Thales genelde otorizasyon için HSM üretirken, Gemalto (Safenet) hem otorizasyon hem de kart basım için HSM’ler üretir.

Piyasaya surulan yeni kart basım HSM’inde bazı güzel özellikler mevcut:

1. Artık fiziksel açma / kapama anahtarları kullanılmıyor.

2. HSM’e bağlanmak için 2 ana user ve 3 adet role mevcut.

    - Ana User’lar: Admin / Audit

   - Roller: Partition Owner, HSM Admin ve HSM Audit.

3. Yetkilendirmeler yani girişler artık USB token ile yapılıyor. Artık linux tabanlı SSH kullanılarak komutlar çalıştırılıyor. Role token’larından biri eksik olursa işlem yapamazsınız.

4. Toplamda 7 USB token kullanılıyor. Her token için ayrı şifre set edilebiliyor:)

Başka bir yazıda da fırsatım olursa, SSH ile nasıl konfigüre edilir bahsetmeye çalışırım…


Share/Bookmark

SQL Server Güvenlik İpuçları

SQL Server saldırı önlemleri için aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:

- SQL Server'ın default portu 1433’ü kullanır. Bunu tüm saldırganlar bilir. Farklı bir port kullanın.

-SQL Server kurulumuyla birlikte "sa" hesabı varsayılan olarak gelir. Bunu da aynı şekilde tüm saldırganlar bilir. Bu hesabın yerine başka kullanabileceğiniz "sysadmin" rolü üyesi hesaplar olduğundan emin olduktan sonra "sa" hesabını "Disable" duruma getirin veya "sa" hesabının adını değiştirin.

-Guest hesabını kullanmayın. Public kullanıcısına yetki vermeyin.

-Kullanıcılarınızın login'ler için basit veya boş şifreler belirleyebilmesini engelleyin. 

-Mümkünolduğunca SQL Authentication yerine Windows Authentication'ı tercih edin.

-Programcılarınız "SQL Injection" konusunda bilgili olması gerekiyor. Uygulama arayüzlerinde kullanılan metin kutuları sadece almaları gerektiği türden ve uzunlukta değerler almalı. Örneğin sayısal bir değer kutusuna metin girilememeli veya TC Kimlik No alanına 11'den fazla karakter girilememeli.

-Uygulamalarınız sadece ihtiyacı olan uygulama kullanıcılarıyla veritabanına erişmesi gerekir. Böylece uygulamanızdaki bir açık vasıtasıyla veritabanına ulaşılırsa, sadece uygulamanın ulaşabileceği veriye ulaşılabilir olsun, daha fazlası yapılamasın.

-Kod yazarken güvenlik (ve performans) açısından mümkün olduğunca dinamik SQL kullanmayın. Kullanacağınız zaman da dinamik SQL metinlerini güvenlik denetimine tabi tutmadan çalıştırmayın.  Örneğin "Doğum Yılı" veya benzer bir veri giriş kutusuna kesme işareti, "DROP, ALTER, GRANT, EXECUTE" gibi komutların girilmemesi gerekiyor.

-Gerek prod ortamınız, gerekse dev veya test ortamınızdaki hassas verilerinizi maskeleyin. Sadece yetkili kişiler, görmeleri gereken verilerin, görmeleri gereken kısımlarını görmeleri gerekir.

-Veritabanı yedeklerinizi de canlı ortamınızı koruduğunuz gibi koruyun. Mümkünse yedeklerinizi şifreleyin (Backup Encryption SQL Server 2014 ile geldi). Yedeklere kimlerin erişebildiği net ve sınırlı olmalı. Ayrıca mümkünse kimlerin eriştiğinin kaydı tutulmalı ve raporlanmalı.

-SQL Server servis hesaplarınız olarak Local System gibi geniş yetkilere sahip hesapları kullanmayın. Eğer bir Domain hesabı kullanacaksanız bu normal bir "Domain User" hesabı olabilir.

-CLR veya xp_cmdshell gibi aktif olarak kullanılmayacak hiçbir özelliği etkinleştirmeyin. Kullanmayacağınız hiçbir SQL Server servisini veya uygulamayı veritabanı sunucunuza kurmayın.

-Daha ileri seviye güvenlik tedbirleri için örneğin diskteki veriyi ve yedekleri korumak için Transparent Data Encryption özelliğini kullanmayı düşünebilirsiniz.

-Veriyi hareket halindeyken yani uygulama ve veritabanı arasında gidip gelirken ve veri veritabanında dururken şifreli olsun istiyorsanız SQL Server 2016 ile birlikte gelen Always Encrypted özelliğini kullanmayı düşünebilirsiniz.


Share/Bookmark

Wanna Cry Virüsü

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Wanna Cry virüsünün şimdiye kadar etkilediği bilgisayar sayısı 300 binden fazla olunca herkes önlem almaya başladı. Microsoft başta olmak üzere, virüs geliştiriciler v.b. taraflar konuya dahil oldu. İşin komiği bilgisayarı şifrelenen ve bu durumdan kurtulmak için ödeme yapan mağdurların çoğu bile dosyaların şifrelerini açacak RSA key’leri alamıyor. Daha fazla para isteniyor…

Aslına bakarsanız aşağıdaki işlemleri yapmadan tamamen bu virüsü engeleyemezsiniz ve her an risk altındasınız.

1.  Windows Update (MS17-010)

Windowsu Update edin. Virüs Mart ayında çıkan Microsoft güvenlik güncelleştirmesi MS17-010 tarafından kapatılan ETERNALBLUE exploit kullanıyor. Güncelleştirme merkezini bilgisayarınızda böyle bir güncelleme almış mı kontrol etmenizi öneririm (örneğin, Windows 7 için kod KB4012212 veya KB4012215 olacaktır).

Eğer güncellemeleriniz mevcut değilse Microsoftun sitesinden aşağıdaki linkten indirerek kurabilirsiniz:

https://technet.microsoft.com/en-us/library/security/ms17-010.aspx

Eski sürümler için (Windows XP, Windows Server 2003 R2), Microsoft özel yamalar çıkardı.

2. 135 ve 445 Portunu Kapatın

Wanna Cry özellikle bilgisayarların SMB (Sunucu İleti Bloğu) bağlantı noktalarına girer. Penetrasyonu önlemek için virüsün içeriye nüfuz ettiği 135 ve 445 numaralı bağlantı noktalarını engelleyin (çoğu durumda sıradan kullanıcılar tarafından kullanılmazlar).

Bunu yapmak için yönetici konsolunu “Admin modunda açın”  (cmd.exe -> run as administrator). aşağıdaki 2 kodu çalıştırın. (Her komuttan sonra “OK” yazısını görmelisiniz).

netsh advfirewall firewall add rule dir=in action=block protocol=TCP localport=135 name=”Block_TCP-135″

netsh advfirewall firewall add rule dir=in action=block protocol=TCP localport=445 name=”Block_TCP-445″

3. SMBv1 (The Server Message Block) Desteğini Devre Dışı Bırakın 

Güvenlik açığı, SMBv1 desteğini tamamen devre dışı bırakarak kapatılabilir. Bu protokol özellikle dosya paylaşımında kullanılıyor. Bu komutu cmd’de çalıştırın (yönetici olarak çalıştırın).

dism /online /norestart /disable-feature /featurename:SMB1Protocol


Share/Bookmark

CryptoLocker v2 ( Şifreleme Virüsü) Hakkında

3 Nisan 2016 Pazar

CryptoLocker; fidyeci (ransomware) truva atıdır.  FBI Virus, Police Central e-crime Unit Virus, Department of Justice Virus ve  buna benzer tehlikeli virusleri çıkartan gruba ait oldukça tehlikeli bir virustur. CryptoLocker  kullanıcıların kişisel dosyalarını şifreleyerek kilitler ve fidye  istediklerini belirten bir ekran gelir ekrana. Görmüş olduğunuz gibi belli bir müddet verir  kullanıcılara. Ödeme yapılması durumunda açacaklarını, aksi durumda zaman dolduktan  sonra imha edileceğini belirtir. Peki ne kadar güvenilir parayı yatırdıktan sonra açacaklarına,  bu da şüphelidir.

TÜBİTAK’ın da bu konuyla ilgili uyarı yazısı mevcut; http://www.bilgiguvenligi.gov.tr/zararli-yazilimlar/guncel-cryptolocker-saldirisina-dikkat.html

CryptoLocker Nasıl Çalışır?

Uzmanlara göre bu virus resmi yazışmaları kullanmaktadır. Kullanıcıların kolayça açmasını sağlayacak türden mailler gönderir. Bankanıza ait borç, ödemeler, kargo şirketinizden gelen mail, satın aldığınız siteler vs gibi. Kullanıcı dosyayı açtığı anda dosyaları kilitlenir. Uzman araştırmalarına göre genellikle şu uzantıları etkiler; 3fr, accdb, ai, arw, bay, cdr, cer, cr2, crt, crw, dbf, dcr, der, dng, doc, docm, docx, dwg, dxf, dxg, eps, erf, indd, jpe, jpg, kdc, mdb, mdf, mef, mrw, nef, nrw, odb, odm, odp, ods, odt, orf, p12, p7b, p7c, pdd, pef, pem, pfx, ppt, pptm, pptx, psd, pst, ptx, r3d, raf, raw, rtf, rw2, rwl, srf, srw, wb2, wpd, wps, xlk, xls, xlsb, xlsm, xlsx. Yani Microsoft ürünlerinin dosyaları (word, excel vb), Adobe ürünlerinin dosyaları (ai, eps, psd vb), resim/fotoğrafları (jpg, raw vb), ve çok farklı uzantılarda dosyaları etkilemektedir.

Genellikle pdf görünümlü exe dosyalarından gelmektedir. Eğer uzantı, kurulum sırasında default olarak görünmeyecek şekilde ayarlı ise pdf mi exe mi ayırt edilemeyecektir ve görünümü pdf olduğundan exe olma ihtimali aklımıza bile gelmeyecektir. Pdf zannettiğimiz dosyayı açtığımızda sistemi kilitleyecektir, cryptolocker fidye isteyecektir. Bilgisayarı baştan başlatmak, pdf’i silmek ya da benzeri hareketler işe yaramayacaktır. Bu sırada kesinlikle, harici aparatlar kullanmayın (usb, telefon, harici harddisk vb..)


Share/Bookmark

Hacking Anatomisi

5 Ocak 2016 Salı

Sistem güvenliğini tehlikeye düşüren bulgunun tespiti neticesinde sisteme sızma kaçınılmazdır. Sızma sonucunda sistemde yer edinen saldırganın amacı bilgisayar sisteminde daha uzun süre kalıp, kendince gerekli gözlemleri gerçekleştirmektedir. Sisteme sızmayı başaran kişi bu amaçlarını nasıl gerçekleştirecektir?

Temel hedef yönetici(root/id=0) konumuna geçme işleminden sonra sisteme "Rootkit"1 entegre etmektir. "Rootkit" entegrasyonunu başarı ile sağlarsa gizli olarak birçok işlemi gerçekleştirir. "Rootkit" tabiri sistem güvenliği literatüründe önemli bir konuma sahiptir.

Günümüzde bu kadar çok kullanılmasının sebeplerinden biri ve en önemlisi sisteme entegre edildikten sonra sistem yöneticileri tarafından zor tespit edilmesidir. Kullanılan "Rootkit" yapısı gereği tamamıyla saldırganın aktif olarak gerçekleştirdiği işlemleri sistemde gizlemektir, gözlerden uzak tutmaktır.

Gerçekleşen bir saldırı sonucunda sistem üzerinde olabilecek durumların neler olduğunu hem saldırganın, hem de sistem yöneticisinin gözü ve diliyle olayı inceleyelim.

Sisteme sızmaya başaran saldırganın bakış açısı ve diliyle;
Sisteme sızma işlemini gerçekleştirdim. Kendimi belli etmeden sistemde uzun süre kalmayı başarmalıyım. Ne kadar uzun süre burada kalırsam o derece de farklı kollara dağılabilirim. İstersem başka sistemlere saldırma işlemi için alt yapı oluştururum(Botnet Command and Control (C&C)2), istersem sistemin band genişliğinden faydalanarak “torrent” dünyasına açılabilirim(dosya download/upload).

Sunucuda bulunan kullanıcılardan bazılarının şifrelerini kırmayı başardım. İşlem tamamdır. Yedekte şifre bulundurmak her zaman işe yaramaktadır. Evet, şifrelerde tamam. Sıra geldi gizlenmeye. En iyi yollardan biri “Rootkit” tir. Güncel Rootkit olarak “beurk”u6 kullansam iyi olacak. Sistem yöneticisi fazla uğraşmazsa tespit edilmem zorlaşır.
Tespit edilirsem de sanırım elde ettiğim şifrelerle kendime yeni bir yol haritası çizmem gerekecek.

“beurk.conf” dosyasını kendime göre düzenledikten sonra “Rootkit”i sisteme entegre ettiğimde işlem biter. “beurk.conf” dosyasında uzaktan bağlantı {arkakapı/backdoor} için gerekli konfigürasyonu yaptım. Sisteme kurduğumda istediğim zaman kullanıcı şifrelerini kullanmadan backdoor aracılığı ile sisteme bağlanabilirim. Ayrıca sisteme yüklediğim dosyaları gözden korumak için Rootkit konfigürasyon dosyasına(beurk.conf) hangi dizinin görünmeyeceğini belirttim. Sistemde oluşturduğum _BEURK_ adlı dizinin görünmemesi için gerekli ayarları yaptım. Artık Rootkiti aktif ettiğimde istediğim dizin gözlerden uzak olacak ve backdoor vasıtasıyla sistem bağlanabileceğim…


Share/Bookmark

Mobil Güvenlik Çalıştayı 2015

11 Ekim 2015 Pazar

Her geçen sene mobil telefonların internetde kullanımı ve özellikle alışveriş sitelerinde kullanımı giderek artıyor. Bu durum da güvenlik açığı riskini artırıyor.

OWASP Türkiye Topluluğu tarafından düzenlenen Mobil Güvenlik Çalıştayı 2015, ülkemizde mobil cihaz ve uygulama güvenligi ile ilgili popüler ve anahtar konuları işliyorlar. 14 Ekim – 6 Kasım arası devam edecek. İmkanı olanlar gidebilir.

Konular:

    -Mobil platform güvenliği ve saldırıları
    -Mobil güvenlik açıklıkları ve tespiti
    -Mobil uygulama güvenliği 
    -Mobil uygulama geliştirme frameworkleri ve güvenliği  Mobil zafiyet analizi. 
    -Mobil uygulamalar ve mahremiyet
    -Mobil cihaz güncellemeleri
    -Mobil zararlı yazılımlar ve analizleri
    -Giyilebilir teknolojiler ve güvenliği
    -Nesnelerin interneti (IoT) ve güvenliği

Program Komitesi

    -Bünyamin Demir (Enforsec Ltd.)
    -Dr. Emin İslam Tatlı (Türk Telekom Grup) 
    -Ferruh Mavituna (Netsparker)
    -Onur Yılmaz (Netsparker)
    -Sertan Kolat (OWASP Türkiye)
    -Mesut Timur (OWASP Türkiye)
    -Oğuzhan Topgül (OWASP Türkiye)

Çalıştay ile ilgili detaylı bilgi için http://www.webguvenligi.org  sitesini ziyaret edebilirsiniz.


Share/Bookmark

Ödeme Sistemlerinde Fraud (Sahtecilik) Yöntemleri

19 Nisan 2015 Pazar

Maalesef bu konuda yasal olarak yeterli bir yaptırım bulunmamakla birlikte kamu bilinci de tam olarak bulunmamaktadır. Bu arada BKM’nin Emniyet Bünyesinde Bilişim suçları uzmanları ile yürütülen Güvenlik eğitimlerini unutmamak lazım.

Bilişim ve Ödeme Sistemlerinde 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu)’nın 254. maddesinde bu suçlamaları önmelemek için cezai yaptırımlar var. Fakat yine de en önemli güvenlik açığının “İnsan“ olduğu bilindiği için yeterli güvenlik önlemleri alınamıyor.

Kartlar Nasıl Kopyalanıyor?

1-) ATM Üzerinden: ATM fareleri, kart bilgilerini kopyalamak için kart yuvasının ağzına, üzerinde chip olan bir aparat yerleştiriyor. Aparattan geçen kartın bilgileri kopyalanmış oluyor. Şifre bilgilerini öğrenmek içinse tuş tabelasının hemen üzerine gizli kamera yerleştiriliyor.

Şifre öğrenmenin başka yöntemleri de var. Hırsızlar, o tabelanın aynısını yaparak üzerine yapıştırıyor. Tuşlar kullanıldığı anda şifre kayıt altına alınıyor. Çete üyeleri ayrıca, ATM yakınlarında pusuya yatıp teleskop yardımı ile ya da işlem yapacakmış gibi bekleyip kart şifresini, kart ve güvenlik numaralarını öğrenebiliyor. Sabahın erken saatlerinde kurulan ATM tuzakları gece yarısı sökülüp alınıyor. Daha sonra kopyalanan bilgiler sahtesi hazırlanan kartlara aktarılıp kullanıma hazır hale getiriliyor.

2-) KeyLogger Yöntemi: Temel amacı “bilgi çalmak” lan Keyloggerlar klavyeden basılan her tuşun loglarını (bilgilerini) tutan casus yazılımlardır. Bu yazılımlar siz İnternet’te gezinirken gireceğiniz parolaların ve kişisel bilgilerinizi bir metin dosyasına kaydedip başka bir kullanıcıya anında ulaştırmaktadır.

*KeyLogger iki şekilde kullanılmaktadır. Bunlardan biri ebeveynlerin çocuklarının Bilgisayar başında yaptıklarını takip etmek için kullandıkları yöntemdir. Bu Güvenlik amaçlı bir Key Logger’dır

*Bir diğer kullanım şeklide saldırı amaçlı Key Logger’dır. Bu Key Loggerlar birçok yöntem ile bilgisayarınıza yerleştirilmektedir. Bu yöntemlerden en yaygını dikkatinizi çekecek şekilde e-posta gönderilmek sureti ile Bilgisayarınıza yerleştirilmektedir. Bu gönderilen e-postaların içerikleri mutlaka dikkatinizi çekecek konulardan oluşur ve bu kimlik avı sayesinde kötü niyetli kişiler hedeflerine ulaşmaktadırlar.

“Örnek E-Posta içeriği; Sn.xxxx Hanım/Bey,

Kredi kartınızdan bilginiz dışında 2.499 TL’lik işlem yapıldı. Bu işlemin iptalini hemen aşağıdaki link üzerinden bize ulaşınız. “

Bu yöntem sadece kullandıkları yollardan biridir. Bu programı size gönderdikleri bir resmin içine yerleştirilirmiş olabilirler. Ayrıca çaldıkları bir Facebook hesabı üzerinden arkadaş listelerine de linkler gönderip açmalarını istemektedirler.

3-) SMS ve Telefon Dolandırıcılığı: GSM operatörleri, ‘kredi kartınızla yaptığınız ödemelerden 200 TL kazandınız’ ya da ‘200 TL değerinde konuşma-kontör kazandınız”, ‘kol saati, taraftar forması kazandığınız’ şeklinde gelen mesajlara olumlu dönüş yapmanız halinde kötü niyetli kişiler tarafından aramalar yapılmaktadır. Söz konusu mesajlardan sonra yapılan aramalarda;

Tebrikler değerli müşterimiz ücretsiz kol saati kazandınız. Saatinizi almak için hemen … nolu numarayı arayın:

Bu tip mesajlardan sonra sizi arayıp kredi kartı numaranızı kontrol edelim diyorlar. ‘İlk dört rakamını söylemenize gerek yok’ diyorlar. Ancak zaten bankaların numaraları sabit olduğu için bu bir şaşırtmaca taktiği oluyor.

Fraud Riskini Azatlmak İçin Yöntemler:

-İşlem hacminiz çok fazla değilse, müşteri doğrulanana ve güvenli statüsüne çekilene kadar ön otorizasyonlu “PreAuth” olarak Sanal Pos’lara gönderilmelidir. (PreAuth: kısaca kredi kartına borç geçmeden, kart limitine bloke konulması olarak değerlendirebiliriz.)  Bu tip işlemler muhasebeleşmediği için kredi kartı ekstresinde de hareket olmayacak ve iptali daha kolay olacaktır.

-Aynı IP’den birden fazla işlem geliyorsa; bu ödemeleri bir havuzda tutarak satışın gerçekleşmeden iptalini yapabilirsiniz. Ödeme adından ve sonrasında mutlaka kontrol için bir arayüze sahip olmanız gerekmektedir.

-Aynı üyelik ile birden fazla işlem geliyorsa; bu ödemelerde filtre ekranınızda tutabilir ve fraud kontrol yetkilisi tarafından mutlaka gözden geçirmenizi öneririm.

-Aynı kart numarası ile 3 gün içinde birden fazla ödeme yapılması durumunda mutlaka bu ödemelerde kontrole tabi tutulmalıdır.

-Aynı kredi kartı ile çok düşük tutarlı bir kaç farklı sipariş, kartın limiti olup olmadığının test edilmesi anlamına gelmektedir. Gerçek bir kullanıcı hepsini aynı sepette alarak tek bir kargo ücreti ödemek isteyecektir. Bu tip işlemler yüksek miktarda gelecek fraud  provizyonun habercisidir.


Share/Bookmark

Android Telefonlarda Güvenlik

Cep telefonlarımızı hiçbir zaman yanımızdan ayırmıyoruz. Ofiste, yatak odamızda, tuvalette, restoranlarda akıllı cihazlarımız hayatımızın her yerinde bize eşlik ediyor. Bununka beraber her eçen gün akıllı cihazlar gizliliğimizi de ortadan kaldırıyor.

Cep telefonunuza e-posta adresleri, iletişim halinde olduğunuz insanların cep telefonu numaraları, hatırlatıcılar, toplantılarınız ve hatta kredi kartı numaralarımızı cep telefonlarımız ile paylaşıyoruz. Bunun üstüne bir de akıllı telefonlarımız sürekli konumumuzu izliyor ve gizlilikten bahsetmemiz imkansız bir hal alıyor.

Fakat gizliliğinizi korumanızın elbette bir kaç yöntemi var. Verilerinizi ve gizliliğinizi korumanız için uygulamanız gereken bir kaç adım var:

1)   Uygulamaları Yönetme

Telefonlarımızın tam anlamıyla işimizi görmesi için çoğu zaman 3. parti uygulamalardan destek alıyoruz. Ama maalesef çoğu uygulama "Deneyimi geliştirmek" bahanesi ile kişisel bilgilerimizi sömürüyor. Endişelenmeye gerek yok çünkü hangi uygulamanın hangi bilgilerinize eriştiğini görmenizin bir kaç yolu var.

Android cihazlarda en çok karşılaştığımız uyarı bir uygulama kurarken karşımıza çıkan "Bilgi İzin Sistemi" Google Play'den uygulama indirirken beliriyor. Eğer bu izinleri kabul etmezseniz uygulama cihazınıza kurulamıyor. Maalesef bu sistem kullanıcının üstüne çok yük bindiriyor.

Bunlarda bir tanesi de BitDefender'ın ücretsiz olarak Android ve iOS cihazlara sunduğu Clueful yazılımı. Bu yazılım telefonunuzda yüklü olan uygulamaların izinlerini tarayarak güvenlik seviyelerine göre kategorilere ayırmaya yarıyor. Şifrelerinizi ve e-postalarınızı okuma erişimine sahip uygulamaları hemen cihazınızdan silmenizi öneririm.

2) Kendinizi İnternette Koruma

Her fotoğrafta EXIF adı verilen bir alt dosya bulunur. Bu EXIF dosyasında fotoğrafın hangi makinayla, kaç ISO veya diyafram açıklığı ile çekildiği gibi bilgiler bulunur. Eğer fotoğrafı bir akıllı telefon ya da GPS destekli bir fotoğraf makinesi ile çekmişseniz, bu EXIF dosyasına fotoğrafın çekildiği koordinat bile ekleniyor. Örnek vermek gerekirse evinizde çektiğiniz bir fotoğrafı internette çeşitli sitelerde paylaştığınız zaman, fotoğrafınızı indirebilen herkes evinizin adresini de öğreniyor!

Bu EXIF dosyalarından kurtulmak için çeşitli programlardan yararlanabilirsiniz. Bunlardan en başarılısı çevrimiçi olarak kullanılabilen EXIF Remover servisi.

Eğer tamamen anonim olarak internette dolaşmak istiyorsanız Orweb internet tarayıcısını kullanabilirsiniz. Orweb size cookieleri, Flash içeriklerini ve internet geçmişinizi yönetmenizi sağlıyor. Fakat bunları yapmanız için  Orbot: Proxy with Tor uygulamasını Android cihazınıza kurmalısınız.

3)   İletişimi Kontrol Etme

SMS mesajlarınızı TextSecure uygulaması ile kriptolayabilirsiniz ve kriptolanmış SMS'lerinizi akıllı cihazınızda depolayabilirsiniz.

Telefon konuşmalarınızı şifrelemek için de RedPhone uygulaması ile internet üzerinden yapabilirsiniz. Bu programlar güvenli iletişim kurmayı amaçlıyor fakat hem alıcı hem gönderici bu programları kullanmak zorunda aksi taktirde şifrelenmiş bir şekilde konuşamıyorsunuz.


Share/Bookmark

Security ve Sistem İçin Yararlı Araçlar

6 Nisan 2015 Pazartesi

Sorun giderme işlemleri için sistem ve network adminleri tarafından kullanılan birçok yararlı web sitesi ve araçları…

Domain Check

See if a domain is available for registration.

Email Dossier

Validate and troubleshoot email addresses.

Browser Mirror

See what your browser reveals about you.

Ping

See if a host is reachable.

Traceroute

Trace the network path from this server to another.

NsLookup

Look up various domain resource records with this version of the classic NsLookup utility.

AutoWhois

Get Whois records automatically for domains worldwide.

TcpQuery

Grab a web page, look up a domain, and more.

AnalyzePath

Do a simple, graphical traceroute.

Hız Testleri İçin;

http://www.speedtest.net/

http://speedcheck.rogers.com/en.html

http://sourceforge.net/projects/iperf/

IP Hesaplama

http://jodies.de/ipcalc

Network İzleme için

http://www.monitor.us : Ağın internete bakan kısmını izler

http://www.paessler.com/prtg : Ağdaki cihazları izlemek için kullanılabilecek 30 sensörü içeren

Solarwinds NPM

ManageEngine OpManager :

DNS Sorun Giderme İçin

http://www.dnsstuff.com/

http://my-addr.com/

BGP Araçları

http://bgp.he.net/

http://routeserver.org/

Public IP Adresi İçin

http://www.whatismyip.com/

http://whatismyipaddress.com/

Online Diyagram Çizimi Yapabileceğiniz Siteler

Gliffy :Web sitesi üzerinden online olarak network çizimleri yapabilirsiniz.

Lucid Chart : Online Visio çizimleri yapabileceğiniz başka bir site.

SNMP Araçları

http://www.net-snmp.org/

Domain ve IP Whois Aracı

http://www.domaintools.com/

HTTP ve HTTPS Kontrol Araçları

http://www.alertra.com/articles/spotcheck_info/  : Örneğin bir web sunucusuna birkaç nokta üzerinden erişim sağlayarak, erişim süreleri hakkında bilgi verir.

http://www.sslshopper.com/ssl-checker.html

http://achecker.ca/checker/index.php

http://www.webpagetest.org/

Robtex Swiss Army Knife İnternet Aracı

DNS : Girilen hostname için DNS bilgilerini detaylı bir şekilde inceler. ( www.ceyhuncamli.com , www.google.com, www.twitter.com )

IP-number : Girilen ip adresine ilişkin forward ve reverse dns bilgileri gibi verileri kontrol eder. Bir arkadaşın deyimiyle resimli traceroute J

route Spesifik bir route prefix’ini kontrol eder.

AS numbers  AS-numarasını kontrol eder.

Email Sorun Giderme Araçları

http://mxtoolbox.com/

Sızma Tesleri için Araçlar

metasploit : Sızma testlerinin vazgeçilmez yazılımı

Nessus® : Sektörde, güvenlik açıkları, yapılandırmalar ve regülasyon uyumluluklarını taramak için en çok kullanılan yazılım

Proxy Siteleri

http://www.vtunnel.com/

http://ktunnel.com

ZenMate: Mobil cihazlar için

UltraSurf

Uzaktan Destek

http://www.packetix.net/en/secure/install/

Teamviewer

Ammyy Admin

Sunlogin

join.me

SSH Erişim Araçları

Putty

Poderosa

http://alternativeto.net/software/securecrt/

NTP

Meinberg NTP

Online Meeting

http://www.spreed.com/

http://vyew.com/


Share/Bookmark

Kurumsal Bilgi Güvenliği Risk Analizi

Risk analizi, riski tahmin etmek amacıyla yapılan sistematik çalışmalardır. Yapılan risk tahminleri karşı önlemlere karar verilmesi aşamasında önemli bir parametre olarak kullanılırlar. Risk analizi yapılmadan tesis edilen karşı önlemlerin ihtiyacı karşılayamaması veya gereğinden fazla karşılaması ihtimali büyüktür.

1. Bilgi Güvenliği Risk Analizinin Temel Zorlukları

Riskin bir olasılık olması: Risk, kesin ve somut bir değer değildir. Risk bir olasılık olduğu için risk analizi temelde bir olasılık analizidir. Bu nedenle, risk analizi yapılırken tahminler yapılmalıdır. Tahminler, bir risk modeli ile belli bir çerçevede ele alınırlar. Eğer risk modeli nicel ise kullanılan matematikten dolayı zorluklar yaşanmakta, nitel ise risk analizi sürecinde tahminler subjektif olabilmektedir.

Riskin, varlık, açıklık ve tehdit değerlerini girdi olarak alan bir olasılık fonksiyon olması: Risk, hesaplaması basit bir olasılık değeri değildir. Risk, bir varlıktaki bir açıklığın bir tehdit tarafından kullanılma olasılığıdır.  Bu olasılık, “Risk=F(Varlık, Açıklık, Tehdit)” formülü ile ifade edilebilir. Bu formüldeki fonksiyon (F) risk modelini temsil etmektedir. Sonuç olarak risk modelinin hesaba katması gereken üç temel parametresi bulunmaktadır.

En temel ve önemli varlık olan bilginin soyut olması: Bilgi kurumlar tarafından risk analizlerinde farkına en zor varılan varlıktır. Bunun yanında, bilgi aynı zamanda en dikkatli analizi yapılması gereken en önemli varlıktır.  Sunucular, depolama medyaları gibi fiziksel varlıklar risk analizi yapan kişiler tarafından kolaylıkla tanımlanabilirken, bilgi soyut bir kavram olduğu için tanımlanmasında ve gizlilik, bütünlük, süreklilik değerlerinin verilmesinde güçlükler yaşanabilmektedir.

Bilginin bir çok değişik formda bulunması: Bilgi donanım ve yazılımlar tarafından işlenir, elektronik ve manyetik medyada depolanır, yazılı dokümanlar bilgi içerir, bir kurumda çalışanlar zihinlerinde, düşüncelerinde ve konuşmalarında bilgiyi taşırlar. Sonuç olarak, bilgi elektronik, manyetik, kağıt, ses gibi bir çok değişik formada işlenir. Risk analizinde bir çok farklı formda depolanan bilginin ele alınması gerekmektedir.

Bilgi sistemlerinin karmaşık ve yaygın bir yapıda olması: Bilgi sistemleri, 1970 ve 1980’lerdeki merkezi ve basit yapıda değildirler. Günümüzdeki, tüm kurumlarda, hemen hemen her çalışana bir bilgisayar düşmektedir. Kurumların hemen hemen tüm iş süreçleri, az veya çok bilgi işlem altyapısı ile kesişmektedir.

Varlık, açıklık, tehdit ve karşı önlemler arasındaki ilişkiler: Herhangi bir varlıktaki veya varlık kategorisindeki (Örnek kategoriler: donanım, yazılım, medya, basılı doküman, personel) bir açıklık, başka bir varlık veya varlık kategorisi için tehdide dönüşebilir. Bir tehdit birden çok varlığı veya varlık kategorisini farklı oranlarda etkileyebilir. Bütün ilişkiler, risk analizi metodunda değerlendirilmelidir.

2. İdeal Bilgi Güvenliği Risk Analizinin Özellikleri

Hızlı sonuçlar vermesi: Risk analizi sürecinin uzun sürmesi özellikle iş gücü maliyetlerini artırır. Ayrıca, sürekli gelişen ve değişen bir bilgi işlem altyapısında çok uzun süren risk analizlerinin sonuçları tutarlı olmayabilir. Risk analizi metodunun süresi, kurumun tolere edebileceği bir seviyede olmalıdır.

Maliyet etkin olması: Kurumlar, getirdiği maliyetten dolayı da risk analizi sürecine uzak durabilmektedirler. Genel olarak bilgi güvenliği kurumlar tarafından lüks olarak görülebilmektedir. Bu nedenle, risk analizi sürecinde  maliyet etkin araçların kullanılması ve sürecin kendisinin maliyet etkin olması önemli bir beklentidir.

Objektif sonuçlar vermesi: Risk analizi sürecinin farklı kişiler tarafından tekrarlandığı zaman benzer sonuçlar vermesi önemli bir özelliktir. Planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma döngüsü içerisinde tekrarlanacak olan risk analizinin tutarlı sonuç vermesi bilgi güvenliği yönetim sistemlerinin düzgün bir şekilde yürütülmesinin garantilerinden biridir. [3]

İş süreçleri odaklı olması: Hedefin BT altyapısı olduğu risk analizleri odağını kaybetmiş risk analizleri olarak değerlendirilebilir. Örneğin bilgi işlem altyapısındaki, donanımların gizlilik, bütünlük ve süreklilik değerlerinin  ortaya konulduğu ve bu donanımlardaki açıklıkların ve bu donanımları etkileyebilecek tehditlerin ortaya konulduğu ve bunlara göre belli bir risk seviyesinin tespit edildiği bir risk analizi süreci, bu donanım üzerinde hangi iş süreçlerinin işletildiğini hesaba katmadığı için doğru ve tutarlı sonuçlar vermeyecektir. Risk analizinde en temelde incelenmesi gereken iş süreçleridir. Günümüzde, bilgi işlem odaklı risk analizleri bilgi güvenliği yönetişiminin uygulanmadığı kurumlarda gerçekleştirilmekte ve faydası sınırlı olmaktadır.

Bilgi odaklı olması: Süreç odaklı yaklaşıma benzer olarak, bilgiyi göz ardı eden risk analizi süreçleri tutarlı sonuç vermezler. Bu risk analizi metotları bilgiyi işleyen donanım ve yazılımlara öncelik verirler ve sadece bunları değerlendirirler. Bu durumda da risk tahminleri  tutarsız olacaktır.

Kurum personelinin katılımına imkan vermesi: Bütün risk analizi sürecinin kurumdaki çalışanlar tarafından gerçekleştirilmesi beklenemez. Ancak, risk analizi sürecinin iş süreçlerinde önemli görevleri olan personelin katılımına imkan verecek bir yapıda olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, analizin belli başlı yerlerinde kurum çalışanlarının fikirlerinin ve düşüncelerinin alınması ve bunun risk analizi takımı tarafından değerlendirmeye sokulması gerekmektedir.

Risk modelinin açık olması: Risk modelinin açık olması, kurumların bilgi güvenliği risk analizi metoduna duyduğu güvenli artıracaktır. Ayrıca, kurum ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde risk modelinde değişiklikler yapmasına imkan sağlanmış olacaktır.


Share/Bookmark

Telefonunuz Kaybolduğunda Aranacak Numara

22 Şubat 2015 Pazar

Bilgi Teknoloji Kurumu (BTK), vatandaşlara, cep telefonlarının çalınması durumunda, ilk olarak 0 312 294 94 94  numaralı telefondan BTK'nın Bilgi ve İhbar Merkezinin aranması çağrısında bulundu.

Cep telefonları hırsızlar tarafından çalınan veya cep telefonlarını kaybeden vatandaşların yapması gerekenler:

IMEI numaranızı, kimlik bilgilerinizi ve telefonunuzu en son kullandığınız zamanı bildirmeniz halinde verdiğiniz bilgilerin doğrulanması durumunda telefonunuz kara listeye alınıyor. Böylece iletişime kapattırılan cihazın bir başkasına ait SİM kart takılarak kullanılması engelleniyor. Bilgi ve İhbar Merkezine ihbar edilen telefonlara kapatılma öncesinde cihazın çalıntı olduğu ve cihazın en yakın kolluk kuvvetine teslim edilmesi yönünde yasal uyarı SMS'i gönderiliyor.

IMEI Numaranızı Nasıl Öğrenebilirsiniz?

Bu ihbarı hızlı bir biçimde yapabilmek için telefonunuzun IMEI numarasını bilmemiz gerekli. O nedenle kullandığımız telefona ait IMEI bilgisini ihtiyaç olduğunda ulaşabileceğimiz bir yere not etmeniz tavsiye ediliyor. IMEI’I öğrenmek için *#06# yazıp YES tuşuna basmanız yeterli.

GSM Operatörünüzü Arayın

Cihazın üzerindeki kendi SİM kartınızın kullanılmasını engellemek için ise GSM operatörünüzü arayarak hattınızı da kapattırmanız gerekiyor. Yargıya başvurun hırsızlık, gasp ve kapkaç gibi durumlar söz konusu ise savcılıklara ya da ikametgahınızın veya olayın gerçekleştiği ilçe emniyet müdürlüğüne veya olayın gerçekleştiği ilçe emniyet müdürlüğüne başvurularak şikayetçi olmanız gerekiyor.

BTK'nın Bilgi ve İhbar Merkezi'nen 2014 yılında 35 Bin ihbarda bulunuldu. Kayıp,çalıntı cihazlarla ilgili 2014 yılında BTK'nın Bilgi ve İhbar Merkezi üzerinden 35.171 ihbar yapıldı.

Bu ihbarların yüzde 80'inde verilen bilgiler doğrulanarak cihazlar iletişime kapatıldı. Kapatılan cihazların yüzde 20'si, cihazın bulunması nedeniyle tekrar iletişime açtırıldı.


Share/Bookmark

Kart Dolandırıcılığı (Fraud) Nedir?

8 Şubat 2015 Pazar

Kredi kartı işlem cirolarının milyon hatta milyar TL’lere yaklaştığı günümüzde ödeme sistemlerinde, kart sistemlerinde güvenliğin her geçen gün önemi artırıyor.

BKM verilerine göre MO/TO işlemleri hariç internetten yapılan kartlı ödeme tutarları şöyle:

-2012 yılı 1. çeyreği sonunda 5.78 milyar TL

-2013 yılı 1. çeyreği sonunda 7.99 milyar TL (% 38.2  artış)

-2014 yılı 1. çeyreği sonunda ise 10.04 milyar TL (% 25.7 artış) – 1 Şubat’ta yayına giren BDDK taksit kısıtlamasından ötürü büyümede düşüş yaşandı.

Kart sahteciliğini (Fraud) önlemeden önce ne olduğunu bilmemiz gerekir. Buna göre güvenliğinizi artırabilir, kendinizi eğitebilirsiniz. Fırsat bulabilirsem kart sahteciliğinde nasıl “fake / aldatma” yapıldığı ile ilgili ayrı bir yazı da yazacağım.

Fraud (Sahtecilik) Nedir?

Türkçe’de sahtecilik anlamına gelmektedir. E-ticaret veya sanal ödeme sistemlerinde çalıntı kredi kartı kullanarak veya kredi kartı bilgilerinin kopyalanarak kullanımı suretiyle yapılan online ödeme ve alışverişleri ifade eder.

Ülkemizde ve dünyamızda birçok fraud türü bulunmaktadır. Bunları fiziki kart sahteciliği (CP-Card Present Fraud) ve sanal ortamda gerçekleştirilen sanal kart sahteciliği (CNP-Card Not Present Fraud) sahtecilikler diye ayırabiliriz.

Fraud, basit anlamıyla hırsızlıktır. Evimizi nasıl hırsızlara karşı korumak için önlemler alıyorsak, firmanızı da sanal dolandırıcılara karşı korumamız gerekir.

Fraud Kontol Yöntemleri

Fraud (sahtetecilik) oranlarınızı bazı basit yöntemler uygulayarak azaltabilirsiniz.

Mutlaka monitoring ve iyi bir fraud analizi yapan ekibiniz olması gerekmektedir. Büyük ölçekli e-ticaret işletmelerinin hepsinde bu birim bulunmaktadır. Bu birime sahip olmayan işletmeler de profesyonel olarak destek almaktadırlar. Şu an birçok firmada sahtecilik önleme araçları (fraud prevention tool) satın alarak bu hizmetten faydalanıyor.

Motoring ekibiniz veya sahtecilik önleme araçlarınız olmasa da kendi önlemlerinizi alabilirsiniz.  Örneğin;

-Ödeme sırasında ad / soyad, son kullanma tarihi ve güvenlik Kodu (CVV/CVC2) kontrolü yapılmalıdır.

-3D secure ödeme almak ve bu yönteme teşvik çok önemlidir. Bazı siteler sadece 3D secure ödeme alarak fraud riskini minimize etmişlerdir. Fakat sepet dönüşüm oranlarında  büyük düşüşler ve ciro kaybı ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu nedenle bu dengeyi çok iyi tutturmak gerekmektedir.

-Ödeme yapıldıktan sonra telefon ile teyit alınmalıdır. Ufak bir görüşme fraud riskini %98’e kadar indirecektir. Bu görüşmelerin sıklığı tabi ki işlem hacminize ve risk aralığınıza göre değişecektir.

-Kredi kartı BIN kontrolü yapabilirsiniz. Bu şekilde hangi bankaya ait oldugunu Sanal POS içerisinden kontrol edebilirsiniz.

-Anlaşmalı olarak kullandığınız sanal poslarda, bankanız belirli tutarların üzerindeki ödemeler için risk kontrolü yapmaktadır. Genelde 2.000 TL üzeri işlemlerde risk kontrolü talep edebilirsiniz. Bu talep için mutlaka anlaşmalı olduğunuz bankanın kartı üzerinden yapılan ödeme (on-us) işlemi olmalıdır.

-Kart numarası yada son kullanma tarihi ile ilgili birden fazla yapılan hatalı girişlerde risk alarmı üreterek işlemleri kontrol edebilirsiniz.


Share/Bookmark

IDC BT Güvenliği (Some) Konferansı

20 Haziran 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı olarak yayımlanan “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve 2013-2014 Eylem Planı” bu bağlamda kurumlara siber tehditlerle mücadele konusunda yol haritası sunmaktadır.

Söz konusu eylem planı çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektör bünyesinde Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (Kurumsal SOME, Sektörel SOME) oluşturulması tavsiye edildi. SOME’ler siber olayları bertaraf etmede, oluşması muhtemel zararların önlenmesi hedefleniyor.

17 Şubat 2014 tarihinde Wyndham  Grand Hotel gerçekleştirilecek olan IDC BT Güvenliği Konferansı kapsamında SOME konusunun tartışıldığı bir panel ve 3 saatlik bir teknik içerikli eğitim planlanmış.


Share/Bookmark

ATM Dolandırıcılığı

25 Ocak 2015 Pazar

Ispartanın kent merkezinde, bir alışveriş merkezinin yakınında bulunan ATM üzerine yerleştirilen kart kopyalama düzeneği polisin dikkati çekiyor. Bunun üzerine, ATM kontrol edilince bankamatiğin iç bölümünde şifreleri kayıt etmek amacıyla kamera düzeneği ele geçiliyor. Ayrıca, kart girişine yerleştirilen kart kopyalama cihazı da bulunmuş.

Sonrasında, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü tarafından önlem almak için broşürler dağıtılıyor. ATM'lerin üzerine yapıştırılan sticker ile dolandırıcılık olaylarına karşı bilgi vermek ve bu olaylar ile karşılan herkesin 155 Polis İmdat' hattını aramaları istenmiş.

Bu anlamda polisi tebrik etmek lazım…

Dağıtılan Broşürler:


Share/Bookmark

Güven(Siz) Internet Bankacılığı Uygulaması

BGA BANK (Vulnerable Online Bank Application)” uygulaması web tabanlı çeşitli zafiyetler içeren sızma testi eğitim platformudur. Türkiye’deki bankacılık altyapısı incelenerek bu altyapılarda çıkabilecek teknik ve mantıksal hatalar uygulamanın içine eklenmiş ve web uygulama güvenliği konusunda çalışanlar için gerçekci bir sızma testi platformu oluşturulmuştur.

Webgoat, DVWA vs gibi benzeri amaçla yazılmış programlardan en temel farkı açıklıkların doğrudan kullanıcıya nerede olduğu ve nasıl istismar edileceği ile ilgili ipucu vermemesidir. Sistem üzerinde toplamda 65 zafiyet bulunmaktadır. Aynı zamanda gerçek bir banka ortamında kullanılan ticari Web Application Firewall ve Intrusion Prevention System konumlandırılarak test yapanların güvenlik sistemlerini de test edebilmeleri icin ortam saglanmaktadir.

BGA BANK altyapısı 3 farklı sistemden oluşmaktadır:
1- BGA BANK – http://www.bgabank.com
2- IPS Korumalı Bankacılık Uygulaması – http://ipstest.bgabank.com
3- WAF Korumalı Bankacılık Uygulaması – http://waftest.bgabank.com

Kaynak: lifeoverip


Share/Bookmark

HSBC Saldırısı Hakkında...

30 Kasım 2014 Pazar

HSBC Türkiye yaptığı açıklama ile 2.7 milyon Advantage Kart müşterisinin kart bilgilerinin çalındığını açıkladı. Bilişim ve Güvenlik konularına en çok Arge yatırımı ayıran genelde banka kuruluşlarıdır. Peki HSBC gibi uluslar arası bir bankanın veri tabanına nasıl ulaşıldı?

Yapılan saldırı sıradan bir DDOS veya protesto amaçlı bir saldırı değil. Yapılan saldırı Defcon 1 seviyesinde çok ciddi bir saldırıdır.

Defcon (Defence condition), en az tehlikeli durum olan Defcon 3 ten en tehlikeli durum (şu anki koşullarda nükleer saldırı) Defcon 1 e kadar sıralı 3 farklı durumu olan Amerikan silahlı kuvvetlerinde savunma durumunu belirten kısaltma.

Defcon 3: Genelkurmay başkanı tarafından,

Defcon 2: Amerikan başkanı tarafından,

Defcon 1: Bagman tarafından taşınan çantada bulunan kodlarla Amerika başkanı tarafından verilebilir.

Hackerlar, HSBC Türkiye'nin müşteri kart bilgilerinin tutulduğu veri tabanına erişip buradan 2.7 milyon Türk müşterisinin kart bilgilerini çekiyor. Bankaların veri tabanına ulaşmak o kadar basit değildir. Birkaç SQL hatası ve bypass yöntemlerle ulaşabileceğiniz bir katman değildir.

Saldırının yapılmasının temel amacı büyük ihtimal HSBC Türkiye'nin hisselerini düşürerek Türk pazarından çekilmesini veya borsada bir dalgalanmaya sebebiyet vererek ekonomik bir manipülasyon olması için yapıldığını düşünülüyor.

Saldırı kesinlikle 3-4 kişilik basit bir Hack grubunun saldırısı değildir. Saldırının arkasında istihbarat örgütleri bile olabilir. Çünkü HSBC Türkiye'nin veri merkezinde ciddi bir sızıntı vardır. Her ne kadar banka "Müşterilerimiz açısından bu olaydan kaynaklanan herhangi bir finansal risk bulunmamaktadır. Müşterilerimiz, bankacılık işlemlerine güvenli bir şekilde devam edebilirler." şeklinde açıklama yapsa da durum çok ciddi. Birde böyle bir saldırı sadece İnternet üzerinden yapılabilmesi çok zor. Büyük ihtimal içeriden bir yardım veya biri olmadan yapılması çok güç.

Senaryoları yazacak olursak, Bankadan çekilen veriler 3 kategori şeklindedir. Kart Sahibinin Adı Soyadı, Kart Numarası ve Son Kullanma Tarihi. Bankanın açıklamasına göre kartların arakasında yazan 3 haneli Güvenlik Kodu (CVV) Hacklerlar tarafından ele geçirilemedi. Şimdi iki ihtimal var. Ya Güvenlik kodları ayrı bir Database'de tutuluyordu ve Hackerlar oraya ulaşamadı veya Hackerlar CVV bilgilerini çekti ama ele geçirdikleri güvenlik kodları HASH'lı olduğu için ve Hackerların algoritmayı bilmediklerinden dolayı decode edemeyeceği için banka böyle bir açıklama yaptı.

HSBC Türkiye müşterileri doğal olarak telaşta. Acaba kartımdan para çekildi mi? Öncelikle şunu söylemek gerekir; 3 haneli güvenlik kodları eğer Hackerlar tarafından ele geçirilemediyse para çekilemez. Fakat sizin bu bilgileriniz yine de yurt dışına veya başka kanallara satılmayacağı garantisini de kimse veremez. Bir şekilde 3 haneli güvenlik kodlarını deneme yanılma yöntemi ile kartlar üzerinde deneyeceklerdir.

Kaynak: HachCon


Share/Bookmark